Aşırı Özgüven Yanlılığı Nedir? Başarıyı Tehlikeye Atan Tutum

aşırı özgüven yanlılığı nedir

Aşırı özgüven yanlılığı nedir diye soran bir yatırımcı, çoğu zaman farkında olmadan bu yanlılığın tam ortasındadır. Bu yanlılık, bireyin kendi bilgisini, deneyimini ve karar yeteneğini gerçek dışı biçimde abartmasıdır. 
Yatırım dünyasında sıkça görülür.Sürekli ve kesintisiz kazanç serileri, yatırımcının kendi karar alma kapasitesine olan güvenini belirgin şekilde pekiştirir. Bu da, hatalı işlemleri görmezden gelmesine neden olur.
Yatırımcı ne kadar tecrübeli olursa olsun, piyasa her zaman onun bilgisiyle sınırlı değildir. Aşırı özgüven, yatırımcının dış verileri küçümsemesine yol açar. Başkalarının görüşleri değersizleşir. Teknik analiz ya da bilanço okumaları geri planda kalır. Oysa veriye dayalı kararlar yerine duygularla hareket etmek, uzun vadede ciddi zararlara neden olur.
Borsada, bu yanlılığın etkisi altında karar veren yatırımcı, çoğu zaman benzer bir döngüyü deneyimler. Önce bir dizi başarılı işlem gelir. Ardından risk seviyesi yükselir. Analiz yapılmadan pozisyon alınır. 
Bu süreçte yatırımcı, stop loss kullanmayı bile gereksiz görür. Çünkü kendi kararlarının doğruluğundan şüphesi yoktur. Ancak piyasa onun düşündüğü gibi hareket etmediğinde zarar kaçınılmaz olur.
Aşırı özgüven yanlılığı nedir sorusunu sadece öğrenmek değil, kendinde farkına varmak da çok önemlidir. Çünkü bu yanlılık çoğu zaman sessizce ilerler. Yatırım kararlarında sağlam durmak için önce iç sesine karşı uyanık olmalısın. Bu yazı boyunca bu yanlılığın tüm yönlerini, etkilerini ve korunma yollarını ele alacağız.

Aşırı Özgüven Yanlılığının Tanımı

Aşırı özgüven, kişinin bilgi, öngörü ya da becerisini gerçekte olduğundan daha güçlü sanmasıdır. Bu durum özellikle yatırım kararlarında belirginleşir. Kişi kendi analizinin doğru olduğunu düşünür. Farklı görüşleri veya uyarıları dikkate almaz. Bu bakış açısı, dışsal verilerin önemini azaltır. Kararlar sadece içgüdüye dayanır.
Finansal piyasalarda bu yanlılık sık görülür. Yatırımcılar geçmiş başarılarını büyütme eğilimindedir. Bu başarılar, onların piyasa hareketlerini anladığını düşündürür. Oysa bu sadece bir yanılsamadır. Çünkü her piyasa koşulu farklıdır. Ve hiçbir yatırımcı her zaman haklı değildir.
Aşırı özgüven yanlılığını anlamak, bu bilişsel hatayı fark etmenin ilk adımıdır. Gerçek verilere dayanmayan tahminlerle işlem yapmak, yatırımcıyı zamanla ciddi kayıplara sürükleyebilir. Bu nedenle yatırımcı, kendine güven ile kör inanç arasındaki farkı iyi ayırt etmelidir.

Özgüven ile Yanılsama

Aşırı özgüven, yatırımcının kendi bilgi ve yeteneklerini olduğundan fazla görmesine yol açar. Kendi analizlerinin kesin ve doğru olduğunu düşünür. Bu durum, farklı görüşleri ve uyarıları görmezden gelmesine neden olur. Riskler küçümsenir ve kararlar çoğunlukla sezgilere dayanır.
Yatırımcı, hatalı pozisyonlar aldığında bile içsel güveni sarsılmaz. Piyasa gerçeklerini göz ardı eder ve teknik göstergeleri önemsemez. Bu yanılgı, hataları fark etmeyi zorlaştırır ve kayıpların büyümesine zemin hazırlar.

Kararlara Etkisi

Aşırı özgüven, yatırımcı kararlarını doğrudan etkiler. Riskli pozisyonlar fırsat gibi görülür ve stop loss gibi koruma önlemleri ihmal edilir. Bu yaklaşım, ani piyasa değişimlerinde ciddi kayıplara yol açabilir.
Kararlar çoğunlukla içgüdüye dayanır ve veri analizleri geri planda kalır. Yatırımcı geçmiş başarılarını genelleyerek piyasa üzerinde kontrol sahibi olduğunu düşünür. Sonuç olarak, kararlar gerçeklikten uzak ve hataya açıktır.

Aşırı Özgüven Yanlılığının Tarihçesi

Aşırı özgüven konusu, ilk olarak psikoloji alanında incelenmiştir. 1970’li yıllarda yapılan çalışmalar, bireylerin kendi bilgilerine fazlasıyla güvendiğini ortaya koymuştur. İnsanlar, bir konuda ne kadar fikir sahibiyse o kadar emin hissetmektedir. Fakat bu özgüven, çoğunlukla hatalı sonuçlara sebep olmaktadır.
Finans dünyasında bu kavram, davranışsal finansla birlikte önem kazanmıştır. 1990’lı yıllarda yatırımcı davranışları araştırılmış ve ciddi örnekler bulunmuştur. Araştırmalar, yatırımcıların kendi portföylerini abarttığını ve piyasa risklerini küçümsediğini göstermiştir. Bu da aşırı özgüvenin sadece bireysel değil, sistemsel etkiler yarattığını kanıtlamıştır.
Günümüzde yatırımcılardan, bu yanlığa karşı dikkatli olmaları beklenir. Çünkü aşırı özgüven yanlılığı nedir sorusu yalnızca psikolojik değil, aynı zamanda ekonomik bir meseledir. Borsada duygularla hareket etmek genellikle zararla sonuçlanır. Bilgi sahibi olmak yetmez, bu bilgiyi ne kadar doğru kullandığın da önemlidir.

Psikolojide İlk Çalışmalar

Aşırı özgüven ilk olarak psikoloji alanında incelendi. 1970’lerde yapılan araştırmalar, bireylerin kendi bilgilerine fazlasıyla güvendiğini gösterdi. İnsanlar, bir konuda ne kadar bilgi sahibiyse o konuda o kadar emin hissediyor. Bu güven çoğu zaman hatalı kararlar alınmasına yol açtı.
Araştırmalar, insanların kendi tahminlerini gerçekte olduğundan daha doğru gördüğünü ortaya koydu. Bireyler, küçük hataları bile görmezden gelmeye eğilimliydi. Bu bilişsel yanılgı, yatırımcıların karar alma süreçlerinde önemli riskler oluşturabilir.

Finans Dünyasında Gelişim

1990’lı yıllarda davranışsal finans alanında çalışmalar başladı. Yatırımcıların portföylerini abarttıkları ve piyasa risklerini küçümsedikleri gözlemlendi. Bu durum, aşırı özgüvenin ekonomik etkilerini de ortaya koydu.
Araştırmalar, yatırımcıların kendi kurduğu stratejilerinin her zaman doğru olduğunu düşündüğünü gösterdi. Böylece, psikolojik bir yanlılığın finansal kararlar üzerindeki etkisi kanıtlanmış oldu. Günümüzde yatırımcılar bu yanlığa karşı daha dikkatli olmalıdır.

Aşırı Özgüven Yatırım Kararlarını Nasıl Bozar?

Borsa Atlası Bülteni

Yatırım analizleri ve piyasa gelişmeleri doğrudan mailinde.

Yatırım kararları çoğu zaman veriyle değil, duyguyla şekillenir. Aşırı özgüven de bu duyguların başında gelir. Kişi geçmişte doğru tahminlerde bulunmuşsa, bunu genelleme eğilimindedir. Birkaç başarılı işlem, tüm piyasa hakkında bilgisi olduğunu düşünmesine yol açar. Oysa piyasa, kimsenin kontrolünde değildir.
Bu yanlılıkla hareket eden yatırımcı, riskli pozisyonları fırsat gibi görebilir. Zarar ihtimali göz ardı edilir. Çünkü kişi kendi analizine fazlasıyla güveniyordur. Bu güven, teknik sinyalleri ya da haber akışlarını önemsizleştirebilir. Örneğin hareketli ortalama nedir sorusunu yatırımcı gündeminden çıkarır. Ona göre grafik değil, sezgi konuşur.
Piyasanın yönü değiştiğinde ise genellikle direnç başlar. Zararda olan yatırımcı pozisyonda kalmayı tercih eder. Çünkü hata yaptığını kabul etmek zordur. Hataları kabul etmek, öz güvene zarar verir. Bu da yatırımcının daha  savunmacı hale gelmesine sebebiyet verir. Böylece küçük bir zarar, büyük kayba dönüşebilir.
Aşırı özgüven yanlılığı nedir diye merak eden biri, bu döngüyü iyi anlamalıdır. Bu sadece bir davranış biçimi değil, aynı zamanda alışkanlıktır. Kötü alışkanlıklar gibi fark edilmezse,aşırı özgüven yanlılığı da tekrar eder. Kararın güvenle değil, gerçekle alınması gerekir. Yatırımda soğukkanlı olmak, duygulara yer bırakmamak şarttır.

Risk Algısını Çarpıtması

Aşırı özgüven sahibi yatırımcı, riskleri olduklarından daha az veya farklı boyutlarda algılar. Başarılı işlemler, tüm piyasayı kontrol edebileceği yanılgısını yaratır. Bu durum, gereğinden büyük pozisyonlar alınmasına yol açar.
Yatırımcı, kayıp ihtimalini göz ardı eder. Riskleri küçümser ve ani piyasa hareketlerinde savunmasız kalır. Böylece küçük hatalar bile büyük zararlara dönüşebilir.

Teknik Göstergeleri Göz Ardı Etme

Bu yanlılık, teknik analiz ve grafik göstergelerini önemsememeye yol açar. Örneğin, hareketli ortalama nedir gibi temel kavramlar göz ardı edilir. Kararlar çoğunlukla sezgilere dayanır.
Yatırımcı, veriye dayalı uyarıları dikkate almaz. Sonuç olarak piyasa hareketlerini yanlış yorumlar ve hatalı pozisyonlar alır. Bu durum kayıpların artmasına neden olur.

Aşırı Özgüven Yanlılığının Türleri

Aşırı özgüven yanlılığı nedir sorusunu doğru anlamak için bu yanlılığın türlerini bilmek gereklidir. Her yatırımcı aynı şekilde bu tuzağa düşmez. Bazıları bilgiye fazla güvenirken, bazıları deneyim ve yeteneklerini aşırı abartır. Türleri tanımak, kendi davranışlarımızı değerlendirmek açısından faydalıdır.
Bilgiye Aşırı Güven
Yatırımcı, sahip olduğu verilerin kesin ve doğru olduğuna inanır. Oysa finansal piyasalarda belirsizlik kaçınılmazdır ve veriler çoğu zaman güncel değildir. Bu tür yanlılık, eksik veya hatalı bilgiyle birleşince büyük zararlara yol açabilir. Çünkü kişi riskleri gerektiği gibi değerlendiremez.
Yetenek Aşırılığı
 Bu türde yatırımcı, kendi beceri ve tecrübesini olduğundan fazla görür. Geçmiş başarılarını genelleştirir ve piyasa koşullarını kontrol edebileceğine inanır. Bu düşünce, yatırımcıyı riskli işlemler yapmaya ve ani piyasa değişimlerine karşı savunmasız kalmaya iter.. Böylece küçük hatalar, önemli kayıplara dönüşebilir.
Kontrol Yanılsaması
 Yatırımcı piyasayı kontrol edebildiğini düşünür. Ancak piyasa karmaşık, dinamik ve öngörülemezdir. Bu yanılgı, risk yönetimini zayıflatır ve stop loss gibi koruyucu önlemlerin ihmal edilmesine yol açar. Sonuç olarak yatırımcı büyük zararlarla karşılaşabilir.
Tahminlerin Aşırı Güveni 
Burada kişi kendi piyasa tahminlerine tam anlamıyla inanır. Dış uyarıları ve teknik sinyalleri göz ardı eder. Bu durum genellikle ani piyasa hareketlerinde büyük kayıplara sebep olur. Çünkü yatırımcı, piyasanın beklenmedik davranışlarını hesaba katmaz.
Aşağıdaki tablo, aşırı özgüven yanlılığının farklı türlerinin yatırımcı davranışlarına olan etkisini özetlemektedir. Bu tablo, farklı yanlılık türlerinin yatırım kararlarını nasıl etkileyebileceğini gösterir.

Yanlılık TürüDavranış ÖzelliğiYatırım Kararlarına Etkisi
Bilgiye Aşırı GüvenVerilerin kesin olduğuna inanmaRiskleri yanlış değerlendirme, eksik analiz
Yetenek AşırılığıKendi becerisini abartmaRiskli işlemler, piyasa koşullarını küçümseme
Kontrol YanılsamasıPiyasayı kontrol edebileceğine inanmaKoruma mekanizmalarını ihmal etme
Tahminlerin Aşırı GüveniKendi tahminlerine tam güvenAni piyasa hareketlerini göz ardı etme

Aşırı Özgüvenin Yatırım Kararlarına Etkisi

Aşırı özgüven yanlılığı nedir sorusunu yanıtlamak, yatırımcının karar alma sürecini anlamakla başlar. Bu yanlılık, yatırımcının kendi bilgi ve becerisini aşırı değerlemesi anlamına gelir. Bu durum, çoğunlukla risk yönetimini olumsuz etkiler. Yatırımcı, kendi tahminlerine fazla güvenerek piyasanın gerçeklerini göz ardı eder.
Piyasa hareketleri belirsizdir ve dış etkenlere açıktır. Ancak aşırı özgüvene sahip yatırımcı, bu belirsizliği küçümser. Kendi stratejisinin her zaman doğru olduğunu düşünür. Böylece riskli pozisyonlara girer. Bu pozisyonlar bazen yüksek kazanç sağlar, ancak çoğu zaman beklenmedik kayıplara yol açar.
Bu yanlılık, yatırımcının koruyucu önlemler almasını engeller. Örneğin stop loss emirleri kullanmak yerine, zararın büyümesine izin verir. Ayrıca piyasa derinliği nedir gibi temel kavramları göz ardı edebilir. Bu nedenle piyasanın gerçek dinamikleri gözden kaçar. Kararlarsa çoğunlukla analizle değil, duygularla şekillenir..
Aşırı özgüven, yatırımcının hata yapma olasılığını artırır. Ancak bazen hızlı karar almaya ve piyasa fırsatlarını yakalamaya yardımcı olur. Bu nedenle yanlılığın tamamen kötü olduğunu söylemek doğru değildir. Ama çoğu zaman yatırımcının zarar etmesine zemin hazırlar. Bu yüzden aşırı özgüven yanlılığı nedir iyi bilinmeli ve dengede tutulmalıdır.

risk yönetimi ve Kaybı

Aşırı özgüven, yatırımcının risk yönetimini zayıflatır. Kendi tahminlerine fazla güvenerek piyasa belirsizliğini küçümser. Bu durum, yatırımcının koruma önlemlerini ihmal etmesine neden olur.
Stop loss ve diğer risk yönetimi araçları kullanılmadığında, küçük kayıplar hızla büyüyebilir. Yatırımcı, hatalarını fark etmekte zorlanır ve kayıplar artar.

Fırsatlar ve Tehlikeler

Yüksek özgüven, hızlı karar almayı ve fırsatları değerlendirmeyi kolaylaştırır. Yatırımcı tereddüt etmeden pozisyon açabilir ve panik yapmaz.
Ancak bu avantaj, gerçek riskleri göz ardı etme tehlikesi ile dengelenir. Yanlı kararlar, ani piyasa hareketlerinde ciddi kayıplara yol açabilir.

Aşırı Özgüvenin Avantajları ve Dezavantajları

Aşırı özgüven, yatırımcıya bazı avantajlar sağlar. Öncelikle, kararlılığı artırır. Yatırımcı, tereddüt etmeden pozisyon açabilir. Bu durum, fırsatları hızlı değerlendirmeye olanak tanır. Ayrıca, özgüven yüksek olan kişiler stresli piyasa koşullarında daha az etkilenir. Kendilerine olan inançları, panik yapmalarını engeller.
Ancak bu avantajların yanı sıra dezavantajları da vardır. En büyük risk, gerçekleri göz ardı etmektir. Aşırı özgüven, piyasa sinyallerini önemsememeye yol açar. Bu da büyük kayıplara sebep olabilir. Ayrıca, yatırımcı riskleri küçümser ve zarar sınırlarını korumaz. Stop loss kullanmamak gibi hatalar yapılır.
Dengeli özgüven ise en ideal durumdur. Yatırımcı hem kendine güvenir hem de piyasa koşullarını dikkate alır. Böylece kararlar hem cesur hem de bilinçli olur. Aşırı özgüven yanlılığı nedir konusu, yatırımcının kendini tanıyıp doğru dengeyi kurmasıyla çözülebilir.

AvantajlarıDezavantajları
Karar alma sürecini hızlandırır  Gerçek riskleri göz ardı eder
Fırsatları hızlı değerlendirmeyi sağlar Piyasa sinyallerini önemsememeye yol açar
Stresli durumlarda soğukkanlılık sağlar  Zararı durdurmak için önlem alınmaz
Kendine güven yatırımcıyı motive eder Yanlış kararların tekrarlanmasına neden olur

Yatırımcılar için Öneriler

Aşırı özgüven yanlılığı ile başa çıkmak için uygulanabilecek bazı yöntemler vardır. Öncelikle, her yatirim karari sağlam verilere dayandırılmalıdır. Finansal piyasalarda bilinçli karar almak, ancak doğru bilgi ve analizle mümkündür.
Bu nedenle piyasa derinliği nedir gibi temel kavramları iyi öğrenmek gerekir. Bu bilgi, yatırımcının piyasa yapısını ve likidite durumunu anlamasını sağlar. Böylece kararlar daha sağlam temellere dayanır.
Ayrıca, risk yönetimi yatırım sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu kapsamda stop loss uygulaması mutlaka kullanılmalıdır. Stop loss, zararın kontrol altına alınmasını ve büyük kayıpların önlenmesini sağlar. Duygusal kararların yatırım performansını olumsuz etkilediği bilinmektedir. Bu nedenle duygusal iniş çıkışlara kapılmamak için, teknik analiz ve piyasa göstergeleri düzenli olarak takip edilmelidir.
Örneğin, hareketli ortalama nedir öğrenmek yatırımcıya piyasa trendlerini anlamada önemli avantajlar sağlar. Teknik göstergeler, fiyat hareketlerinin olası yönünü öngörmede yatırımcıya destek sağlar. Ancak teknik analiz tek başına yeterli değildir. Yatırımcılar kendi başarılarını değil, piyasa gerçeklerini objektif olarak değerlendirmelidir. Kendine güven ve gerçekçi beklentiler arasında dengeli bir yaklaşım geliştirmek, uzun vadede başarı getirir.
Son olarak, yatırımcının kendini tanıması çok önemlidir. Aşırı özgüven yanlılığı nedir iyi bilinmeli ve bununla mücadelede farkındalık şarttır. Kendi sınırlarını ve bilgi seviyesini doğru değerlendiren yatırımcı, hatalarını daha kolay kabul eder ve düzeltir.Bu yaklaşım, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yatırım stratejisinin temelini oluşturur.

Veri ve Teknik Araç Kullanımı

Yatırımcı, kararlarını desteklemek için veri ve teknik araçlar kullanmalıdır. Hareketli ortalama, trend çizgisi gibi göstergeler piyasayı anlamada yardımcı olur.
Bu araçların doğru yorumlanması, aşırı özgüvenin etkilerini azaltır. Piyasa derinliği nedir gibi konuların bilinmesi, karar kalitesini artırır.

Kendi Sınırlarını Tanıma

Başarılı yatırımcı, bilgi ve yetenek sınırlarını bilir. Her fırsata atlamak yerine güçlü olduğu alanlarda işlem yapar.
Kendi sınırlarını tanıyan yatırımcı, riskleri daha iyi yönetir. Bu yaklaşım, uzun vadeli başarı için güvenli bir zemin oluşturur.

XYZ Şirketi’nin Aşırı Özgüven Yanlılığı

Son yıllarda finans dünyasında XYZ Şirketi’nin hisse performansı, aşırı özgüven yanlılığına dair önemli bir ders niteliği taşıyor. Şirket yönetimi, piyasa koşullarını aşırı iyimser değerlendirerek agresif yatırım kararları aldı. Bu kararlar, kısa vadede yüksek kazançlar getirdi. Ancak piyasa beklenmedik şekilde hareket ettiğinde, şirket ciddi zararlarla karşı karşıya kaldı.
Bu süreçte, XYZ Şirketi yatırımcıları, geri alım programı nedir gibi stratejileri etkin şekilde uygulayamadı. geri alım programları, genellikle hisse fiyatlarını desteklemek için kullanılır. Ancak şirketin aşırı özgüveni, bu ve benzeri risk yönetim araçlarını ihmal etmesine neden oldu. Bunun sonucunda zararlar büyüdü ve piyasa güveni azaldı.
Dahası, sermaye piyasası kurulu (SPK) tarafından yayımlanan özel durum açıklamasında, risklerin yeterince değerlendirilmediği açıklandı. Bu resmi açıklama, yatırımcıların ve piyasa oyuncularının dikkatini çekti. XYZ Şirketi’nin örneği, aşırı özgüvenin sadece bireysel değil, kurumsal bazda da ne denli zararlı sonuçlar doğurabileceğini gösterdi.
Bu vaka, yatırımcılar için bir uyarıdır. Yatırım kararlarında sağlam analiz yapmak ve aşırı iyimserlikten kaçınmak gerekir. Ayrıca, piyasa koşullarını objektif değerlendirmek ve risk yönetimini öncelik yapmak, yatırım başarısını artırır.

Agresif Yatırımların Sonuçları

Aşırı özgüven, yatırımcıyı yüksek riskli pozisyonlara yöneltebilir. Kısa sürede büyük kazanç hedeflenir. Bu yaklaşım, piyasanın sürekli yükseliş göstereceği varsayımına dayanır.
Ancak piyasa tersine döndüğünde kayıplar ağır olur. taban fiyat nedir gibi risk göstergelerinin göz ardı edilmesi, zararları büyütür. Stop loss kullanılmaması, sermayenin hızla erimesine yol açar.

Kurumsal Dersler

Şirketler, yatırım kararlarında aşırı özgüveni kontrol etmeyi öğrenmiştir. Risk yönetimi stratejileri, sürdürülebilir büyümenin temel parçasıdır. Bu kapsamda yatırım komiteleri karar süreçlerini denetler.
Özel durum açıklaması gibi şeffaf uygulamalar, hatalı kararların zararını sınırlar.sermaye azaltimi nedir gibi süreçlerin bilinmesi, kriz dönemlerinde önemli avantaj sağlar. Böylece uzun vadeli istikrar korunur.

Sonuç

Aşırı özgüven yanlılığı nedir sorusuna verilen yanıtlar, yatırımcının kendi davranışlarını anlamasında kritik bir rol oynar.Bu yanlılık, yatırımcıların piyasa gerçeklerini görmelerini engeller ve yanlış kararlar almalarına yol açar. Ancak aşırı özgüvenin farkında olmak, bu tuzaktan kurtulmanın ilk adımıdır.
Yatırımda başarı, sadece bilgi sahibi olmakla değil, bu bilgiyi doğru kullanmakla mümkün olur. Doğru kararlar için veri analizine dayanmak, riski önceden yönetmek ve duygusal tepkileri sınırlamak gerekir. Böylece aşırı özgüven yanlılığının zararlarından korunmak mümkün olur.
Her yatırımcı, kendi sınırlarını bilmeli ve objektif kalabilmelidir. Kendine güven ile gerçekçilik arasındaki DENGE, uzun vadeli başarı için olmazsa olmazdır. Bu yüzden aşırı özgüven yanlılığı nedir diye sormak ve öğrenmek, yatırımcının gelişimi için kritik önemdedir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Aşırı özgüven yanlılığı, bireyin kendi bilgi ve kararlarını gerçeğe oranla fazla güvenilir bulmasıdır. Bu, yatırımda hatalı kararlar alınmasına yol açabilir.
Başlangıçta yatırımcıyı cesaretlendirir ancak uzun vadede riskleri küçümseyip zarar yapmasına neden olabilir.
Sağlam verilere dayanmak, riski yönetmek ve piyasayı tarafsız gözle analiz etmek önemlidir.
Stop loss, zararların kontrol altına alınmasını sağlar ve büyük kayıpları önler. Aşırı özgüven yanlılığı olan yatırımcılar bunu göz ardı edebilir.
Gerçek özgüven, kişinin bilgilerini ve sınırlarını doğru tanımasıdır. Aşırı özgüven, gerçeklikten kopuk ve aşırıya kaçan bir inançtır.