Kısaca
Kur cephesinde EUR ve USD’nin 46,8217 seviyesinde eşitlenmesi Avrupa’ya çalışan otomotivcileri zorlarken, 72,27 dolara inen Brent petrol havacılık hisselerine nefes aldırıyor. Bankacılık ve borçlu şirketler ise yüzde 40,29’luk tahvil faizleriyle yön arayışını sürdürüyor.
Son haftalarda yüksek faiz ve enflasyon dinamiklerinin gölgesinde konsolide olan Borsa İstanbul, 01.10.2026 itibarıyla emtia ve döviz tarafındaki keskin hareketlerin sektörel bazlı ayrışmalarını test ediyor. Makro göstergelerdeki bu kırılmalar, şirketlerin son dönem bilançolarındaki eğilimleri hızlandırma veya tersine çevirme potansiyeli taşıyor.
Tablo: Güncel Görünüm
| Varlık | Değer | Etkilediği Sektör |
|---|---|---|
| USD/TRY | 46,8217 | İhracatçı Sanayi, Bankacılık, Döviz Borçluları |
| EUR/TRY | 46,8217 | Otomotiv, Avrupa İhracatçıları |
| GBP/TRY | 62,7251 | İngiltere Odaklı Ticaret Yapan Şirketler |
| Brent Petrol | 72,27 USD | Havacılık, Rafineri, Petrokimya |
| Gösterge Bono | %40,29 | Bankacılık, Borçlu Şirketler |
| Altın (ONS) | 4.128,65 USD | Altın Madencileri, Kuyumculuk |
Kur Cephesinde İlginç Tablo: EUR ve USD Eşitliği
Döviz piyasasında USD/TRY ve EUR/TRY kurlarının 46,8217 seviyesinde buluşması, yani paritenin 1,00’e oturması, sanayi şirketleri için ezber bozan bir durum. Hammaddeyi dolarla alıp nihai ürünü euro ile Avrupa’ya satan otomotiv ve beyaz eşya devleri için bu tablo ciddi bir marj baskısı anlamına geliyor. İngiltere pazarına çalışan şirketler ise 62,7251 seviyesindeki GBP/TRY kuru ile nispeten daha rahat bir nefes alabilir.
Enerji ve Emtia: Havacılık İçin Fırsat mı?
Brent petrolün 72,27 dolar seviyesine inmesi, bilet fiyatlarının yüksek seyrettiği bu dönemde havacılık sektörünün en büyük gider kalemi olan yakıt maliyetlerini hissedilir şekilde hafifletiyor. Taşıyıcı firmalar (THYAO, PGSUS) bu maliyet avantajını doğrudan karlılığa dönüştürme potansiyeline sahip. Buna karşılık rafineri ve petrokimya tarafında (TUPRS, PETKM) düşen petrol fiyatları, stok zararları veya ürün marjlarında daralma riskini masaya getiriyor.
[bist_chart symbol=”THYAO” range=”6mo” interval=”1d”]Diğer yanda 4.128,65 dolara tırmanan ONS altın, tarihi zirvelerdeki seyrini koruyor. Bu durum, BIST’te işlem gören KOZAL (--.-- TL), KOZAA ve IPEKE gibi altın madencilerinin rezerv değerlemelerini ve satış gelirlerini güçlü şekilde destekliyor.
Sabit Getiri: Bankacılık ve Borçlanma
Yüzde 40,29 seviyesindeki gösterge bono faizi, piyasada paranın maliyetinin hala oldukça yüksek olduğunu kanıtlıyor. Kredi büyümesinin sınırlandığı ve mevduat maliyetlerinin yüksek kaldığı bankacılık sektörü için net faiz marjı baskısı devam ediyor. Operasyonel nakit akışı zayıf olan ve kısa vadeli döviz/TL borcu yüksek şirketler için ise bu faiz seviyeleri, bilançoları zayıflatmaya devam eden ana unsur konumunda.
Öne Çıkan Sektörler
Makro verilerin ışığında rüzgarı arkasına alanlar ve zorlu bir sınav verenler netleşiyor:
Rüzgarı Arkasına Alan Sektörler:
- Havacılık: Düşen Brent petrol fiyatları sayesinde azalan jet yakıtı maliyetleri.
- Altın Madenciliği: 4.100 doları aşan ONS altın fiyatlarının getirdiği yüksek marj potansiyeli.
- Dolar Bazlı İhracatçılar: Kurun rekabetçi yapısından ve parite baskısından muaf olan dolar gelirli şirketler.
Zorlanan Sektörler:
- Avrupa İhracatçıları: EUR/USD eşitliği nedeniyle hammadde-satış makasında daralma yaşayan otomotiv ve sanayi.
- Yüksek Borçlu Şirketler: %40,29’luk gösterge faizi ortamında finansman yükü artanlar.
- Rafineri/Petrokimya: Düşen petrol fiyatlarının yaratabileceği stok değerleme zararları.
Değerlendirme: Portföyünüzdeki şirketler, yüksek finansman maliyetlerini kendi ürün fiyatlarına yansıtabilecek fiyatlama gücüne sahip mi? Mevcut kur seviyelerinde ve EUR/USD eşitliğinde, yatırım yaptığınız sanayi şirketinin ana ihracat pazarı neresi? Rakamlar bize hikayenin değiştiğini söylüyor; peki sizin portföyünüz bu yeni hikayeye hazır mı?
Not: Fiyatlar icerik hazirlanirken alinmistir, anliktir ve yatirim tavsiyesi degildir.
Borsa Atlası Bülteni
Yatırım analizleri ve piyasa gelişmeleri doğrudan mailinde.
