2018-2019 ticaret savaşları dönemini hatırlayalım. Trump’ın o dönemki tweet’leri küresel borsaları nasıl sarsmış, Bitcoin ise bu makro belirsizlikte zaman zaman “dijital altın” anlatısıyla ayrışmıştı. Şimdi benzer bir senaryo, bu kez kuzey komşumuz Kanada üzerinden yeniden sahneye konuyor. Kanada’nın bu türden ekonomik hamleleri ve olası sonuçları, Tayland’ın yeni ETF planlarıyla benzerlikler taşıyabilir; Tayland’ın Yeni ETF Planı: Kurumsal Sermaye mi, Yoksa Perakende İçin Yeni Bir Tuzak mı? başlıklı yazımızda bu konuyu daha detaylı inceledik. Tarih tekerrür ederken, yatırımcıların pozisyonlarını gözden geçirmesi gereken yeni bir makroekonomik baskı dönemi başlıyor.
“Arka Kapı” Endişesi ve %100 Tarife Resti
Başkan Donald Trump, Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada Kanada’ya sert bir ültimatom verdi. Eğer Kanada, Çin ile bir ticaret anlaşması imzalarsa, ABD’ye giren tüm Kanada menşeli ürünlere %100 gümrük vergisi uygulanacak. Trump’ın temel tezi, Kanada’nın Çin mallarının ABD pazarına girmesi için bir “İndirme Limanı” (Drop Off Port) olarak kullanılacağı yönünde.
Bu açıklama, Başbakan Mark Carney’in Çin ile ticari engelleri kaldıran ve tarifeleri düşüren ön anlaşmayı duyurmasının ardından geldi. Anlaşma kapsamında Pekin, Kanada tarım ürünlerine vergiyi düşürürken; Ottawa yönetimi Çin elektrikli araçlarına (EV) yönelik kotaları artırmıştı.
Politik Dönüş ve CUSMA Anlaşması
İlginç bir detay olarak, Trump sadece bir hafta önce Beyaz Saray’da gazetecilere verdiği demeçte Carney’in Çin hamlesini desteklemişti. Ancak rüzgar tersine döndü. Ağustos 2025’te Kanada mallarına halihazırda %35 vergi artışı getiren Trump yönetimi, CUSMA (Kanada-ABD-Meksika Anlaşması) kapsamındaki korumaları da zorluyor. Çelik, bakır ve otomotiv parçaları gibi kritik sektörler ateş hattında.
| Gelişme | Detay | Piyasa Etkisi |
|---|---|---|
| Mevcut Durum | Kanada-Çin ön anlaşması (Düşük tarife, EV kotaları) | Kanada ihracatçıları için pozitif |
| Trump’ın Tehdidi | ABD’ye giren Kanada mallarına %100 vergi | Kuzey Amerika tedarik zincirinde kırılma |
| Jeopolitik Risk | Carney’in “Barış Kurulu” davetinin geri çekilmesi | Risk iştahında azalma (Risk-Off) |
Davos Çıkışı ve Orta Ölçekli Güçler
Gerilimin fitilini ateşleyen bir diğer unsur ise Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu oldu. Başbakan Carney, “orta ölçekli güçlerin” süper güçlerin ekonomik baskılarına karşı birleşmesi gerektiğini savunan bir konuşma yaptı. Bu konuşma sonrası Trump, Kanada’yı “Barış Kurulu” (Board of Peace) davet listesinden çıkardı.
Kanada Ticaret Odası ise anlaşmanın iç piyasa odaklı olduğunu ve ABD ile olan köklü ilişkilerin yerini alamayacağını savunsa da, piyasalar bu açıklamayı yeterli bulmayabilir. Şirketlerin geri alım programları, piyasaları dengeleme çabaları olarak görülebilir; örneğin, LKMNH Hisselerinde Geri Alım Rüzgarı: Yönetimden Güven Mesajı ve Finansal Analiz başlıklı yazımızda bu konuyu detaylıca inceledik.
Yatırımcı Gözüyle Olası Senaryolar
Bu tip makroekonomik çatışmalar kripto para piyasalarında çift yönlü etki yaratabilir:
- Alternatif Arayışı: Geleneksel fiat para birimlerinin ticaret savaşlarında silah olarak kullanılması, Bitcoin’in “sansürlenemez para” anlatısını güçlendirebilir.
- Güvenli Liman: Tedarik zinciri krizleri enflasyonist baskı yaratırsa, sınırlı arzı olan varlıklar (BTC, Altın) değer kazanabilir.
- Likidite Kuruması: Ticaret belirsizliği nakde kaçışı (Cash is King) tetikler, bu da altcoin’lerden para çıkışına neden olabilir.
- Riskten Kaçış: Borsalardaki sert düşüşler, korelasyon nedeniyle kripto piyasasını da kısa vadede aşağı çekebilir.
Borsa Atlası Bülteni
Yatırım analizleri ve piyasa gelişmeleri doğrudan mailinde.
